Francesco PETRARCA – Sonnet
Türkçeye çevirileri…
SONNET I
If this should not be Love, O God, what shakes me?
If Love it is, what strange, what rich delight!
If Love be kind, why has it fangs to bite?
If cruel, why so sweet the barb that rakes me?
If Love I crave, why this lament that breaks me?
If not, what tears or sighs can mend my plight?
O Death in Life, dear pain, where lies thy might
If I refuse the doom that overtakes me?
If I consent, without a cause I grieve:
So in a tempest do my fortunes heave,
By winds contrary and by waters tossed
So, in a stupor, like a blind man lost
In mischievous error, lured from doubt to doubt,
June freezes, January thaws me out.
Francesco PETRARCA
I)
Bu aşk değilse, Allah’ım beni sarsan ne?
Eğer aşksa ne tuhaf, nasıl bir haz?
Aşk merhametliyse, peki zehirli dişler niye?
Zalimse, canımı yakan dikenleri niçin bu kadar tatlı?
Aşka böyle hasretken içimi acıtan bu keder niye?
Değilsem ne ağlamalar ne de ah vahlar ayakta tutamaz beni
Ey yaşamın gerçeği, ölüm, sevgili kederim, kudretin bu mu?
Ya beni bulan kör talihe boyun eğmezsem
Ya da razı olup sebepsiz üzersem
Fırtınada savurursa rüzgarlar talihimi
Saçarsa sular bir oraya bir buraya
Ve kör bir adam gibi kaybolursam sarhoşlukta
Olmayacak duygularla şüpheye kapılırsam
İşte o zaman yaz dondurur, kış kavurur beni.
Gülden Polat

I)
Bu aşk değilse ey tanrım nedir içimi kemiren,
Aşksa eğer bu ne tuhaf bir zevk böyle büyük.
Olsaydı aşk öyle nazik, olur muydu hiç kalbine yük?
Zalimse eğer, pamuk gibi bir dikenli yoldayım neden?
Arzuladığım aşksa şayet, ne bu matem?
Değilse, ne gözyaşları ne de vahlar olmaz merhem yarama.
Ey ölümlü dünya, tatlı belam, nedir güç veren sana?
Sendin hüküm veren hep bana, yazılmıştın bir kere alnıma.
Razı olsam da kederlenirim sonra sebepsiz;
Bir fırtınada bıraktım her şeyi kadere habersiz,
Ters esti rüzgar ve savruldu nasipsiz dalgalardan,
Kör bir adam gibi kayboldu gecenin karanlığında.
Bir hayat yaşadım kuşku içinde hiç yılmadan,
Yazım kışa döndü bu ömrümün baharında…
RECEP DERYOL
I)
Bu aşk değilse Tanrım, beni sarsan nedir?
Aşksa bu, hem çok garip hem de zevkli.
Peki, aşk böyleyse neden bu kadar dişli?
Zalimlikse, nasıl dikenleri batarken sevindirir?
Aşk eğer arzulamaksa, yakınmak nedendir?
Değilse, gözyaşları ve iç çekmelerinden başka ne çare ey sevgili
Yaşarken ölüm, acılar hepsi nerde gizli
Reddetsem de alın yazımı, yakamdadır.
Kabul etsem sebepsiz acı çekerim
Bu yüzden dilerim fırtınaların içindeki talihim dönsün
Rüzgârlar ters essin, sular çalkalansın
Kör adam gibi kayboldum sersemliğimde bilirim
Muzip hatalar içinde beni şüpheye düşürdün
Haziranda donuyorum, kış beni rahatlatsın
Aslıhan MUTLU



Aralık 18, 2011 - 18:09
Bir çeviri de benden.Tabi ben biraz yorum kattım :)
Ey Allah’ım söyle!Aşk değil de nedir bu?
Bu garip tatlı neş’e, ürperten yüreğimi;
Sevimliyse bu kadar, neden batıyor dikeni?
İnsafsız görünüyor da, aslında çekici mi?
Hem ah-u figanım,hem de benim arzum mu?
Bir kaç damla gözyaşı günahıma yeter mi?
Ah ölüm! Tatlı belam, göster kudretini,
Kaybolursam aniden halim nice olur mu?
Ya da eyvallah desem hiç acı hissetmeden,
Kısmetim açılır mı, fırtına dinmeden.
İnatçı rüzgar gibi, dalgalı deniz gibi,
Kayboldum mâbedinde, tıpkı bir âmâ gibi.
Bir yalancı cazibe düşürdü dertlere beni,
Donuyorum Haziran da, kar ortasında gibi,
Eriyorum Ocak ta, güneş tepemde gibi…
Aralık 22, 2011 - 16:38
Güzel olmuş.. Ellerinize sağlık.. :)
Aralık 23, 2011 - 19:23
Sağolun Fuat Hocam!:)))