Hayat, köy, mutluluk üzerine…
”Bu yazı Dr Cezmi Karaca tarafından kaleme alınmış ve müsaadesiyle sitemizde yayınlanmıştır.”
Beton yapılar arasında, bir beton yapıda, balkonda oturmuş, yağmurun yağışını seyrediyorum. Yağmurla birlikte kurum yağıyor, katran yağıyor, zift yağıyor, çamur yağıyor. Çatılara, camlara duvarlara çarparak yağıyor. Ürkütücü bir gürültü ile. Toprak yerine asfalt kokuyor.
Yağmur her yere yağar; ama toprak en güzel bizim Doğanlı’da kokar. Toprağın, binlerce tür çiçekten devşirdiği harmonidir toprak kokusu ve yağmura şükran ifadesidir. Bize ise bir armağan.. Doğanlı’da yağmur yağarken toprak kokusunu nefeslemeyeli ne çok zaman geçti. Mayıs ikindilerinde sağanak geçişler olurdu. Şimşek ve gök gürültüsüyle tedirgin çocuk yüreğimi bir ardıç ağacının duldasında korumaya çalışırdım. Yağmur sıcak toprakta buğulanırdı. Yağmur ve rüzgar bir oyumun yapraklarında buluşur, dünyanın en güzel melodisi olurdu. Islanırdık, iliklerimize kadar ve üşürdük. Ama ziyanı yok, birazdan yağmur geçip gidecek Yağca’ya doğru. Kuru odun toplayıp, alevleri gökyüzüne çıkacak bir ateş yakacağız. Üzerimizdeki paçavralar kururken, ısınan yorgun bedenlerimize ağır bir rehavet çökecek, huzurla gevşeyeceğiz. Bir top nohut koyup kenarına, keyifle karaca yiyeceğiz. (more…)

